Firmalar

Yüzer yapılarda malzeme seçimi projenin ömrünü belirliyor

Su üstü yapılarda kullanılan malzemenin, projenin bakım maliyetini ve kullanım ömrünü baştan belirlediği vurgulanıyor. Yüzer yapı üreticisi FCP Marine’de müdür Umut Yeşil, “Yanlış malzemeyle kurulan bir iskele ucuza mal olur, pahalıya kullanılır” dedi.

Su üstünde kurulan yapılar, karadaki yapılardan farklı olarak sürekli hareket eden, tuzlu veya tatlı suya, dalgaya, rüzgara ve sıcaklık değişimine aynı anda maruz kalan sistemler. Bu nedenle yüzer iskele, yüzer platform ve yüzer yürüme yolu gibi uygulamalarda malzeme seçimi, estetik bir tercih değil doğrudan mühendislik kararı olarak değerlendiriliyor.

Sektörde bugün ağırlıklı olarak üç malzeme grubu kullanılıyor: beton, çelik ve alüminyum. Üçünün de ayrıştığı noktalar taşıma kapasitesi, ağırlık, montaj hızı, korozyon davranışı ve bakım gereksinimi başlıklarında toplanıyor. Malzemenin uygun seçilmemesi durumunda ortaya çıkan maliyetin kurulum aşamasında değil, kullanım yıllarında görüldüğü belirtiliyor.

Konunun projeye özel değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken yüzer yapı üreticisi FCP Marine’de müdür Umut Yeşil, her su kütlesinin farklı davrandığını ve tek bir doğru malzemeden söz edilemeyeceğini söyledi.

TEK BİR DOĞRU MALZEME YOK, DOĞRU EŞLEŞTİRME VAR

Umut Yeşil şunları söyledi:

“Bize gelen ilk soru genelde ‘hangisi daha iyi’ oluyor. Doğru soru bu değil. Doğru soru şu: yapı nereye kurulacak, üzerinde ne taşınacak ve kaç yıl kullanılacak? Biz bu yüzden dört ayrı ürün hattı geliştirdik. Beton esaslı sistemlerimiz yüksek taşıma kapasitesi ve dayanıklılık istenen ticari ve endüstriyel projeler için; alüminyum sistemlerimiz göl ve mendirek içi gibi korunaklı alanlar için, hafifliği ve hızlı saha kurulumu nedeniyle tercih ediliyor. Çelik hattımız ise sakin su koşullarında hızlı montaj ve ekonomik çözüm arayanlara yönelik.”

Bakım kaleminin çoğu zaman hesaba katılmadığını belirten Umut Yeşil, toplam sahip olma maliyetinin ilk yatırım tutarından daha belirleyici olduğunu ifade etti.

YANLIŞ MALZEME UCUZA MAL OLUR, PAHALIYA KULLANILIR

Umut Yeşil diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Bir yatırımcı iki teklif alıyor ve düşük olanı seçiyor. Ama o yapının yılda kaç kez bakım isteyeceği, kaç yıl sonra elemanların değişeceği teklifte yazmıyor. Açık denize bakan, dalga yükü yüksek bir noktaya hafif bir sistem koyduğunuzda birkaç sezon içinde bağlantı noktalarında sorun başlıyor. Tersine, küçük bir göl iskelesine gereğinden ağır bir sistem koymak da hem maliyeti hem kurulum süresini gereksiz yere artırıyor. İşin özü, yapıyı suya değil, suyu yapıya anlatmak.”

Şirketin ürün hatları ve uygulama alanları FCP Marine internet sitesindeki hizmetler bölümünde karşılaştırmalı olarak yer alıyor.

PROJENİN ÖMRÜ İLK ÇİZİMDE BELİRLENİYOR

Umut Yeşil değerlendirmesini şöyle sonlandırdı:

“Bir yüzer yapının kaç yıl dayanacağı, montaj günü değil ilk çizim aşamasında belli oluyor. Taşıma kapasitesi, freeboard yüksekliği, bağlantı ve demirleme detayları o aşamada doğru kurgulanırsa yapı uzun yıllar sorunsuz çalışıyor. Önümüzdeki dönemde sektörde malzeme tartışmasının yerini, projeye özel mühendislik tartışmasının almasını bekliyoruz. Hedefimiz de bu yönde: standart ürün satmak yerine, projenin koşuluna göre çözüm kurgulamak.”


FCP Marine, 2018 yılından bu yana yüzer iskele ve yüzen yapı sistemleri tasarlayıp üretiyor. Beton esaslı FcpGrand ve FcpMini, çelik esaslı FcpSteel ve alüminyum esaslı FcpAl olmak üzere dört ürün hattı bulunuyor. Baba, beton tonoz, çapa, geçiş köprüsü, kauçuk usturmaça, kazık ve koç boynuzu gibi bağlama donanımlarını da üretiyor. Üretim tesisi Adana’da yer alıyor. fcpmarine.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu